Polis ve asker beşinci sınıf vatandaş mı?
Türkiye 12 Eylül 2010 tarihinde Anayasayı oylamak için referanduma gidiyor. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Ali Em tarafından yapılan açıklamaya göre;
-Türkiye geneli 81 il ve 892 ilçe referanduma katılacak.
-Toplam 151 bin 546 sandık kurulacak
-1 milyon 61 bin 137 kişinin görev yapacak
-Her sandıkda ortalama 400 ile 420 seçmenin oy kulanacak
YSK’nın açıkladığı ücretler, görevlere göre şöyle:
Yüksek Seçim Kurulu..
- Baskan ve Üyeler 118.90 TL.
- Birinci Derecede Sorumlu Görevliler (Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Baskanı) 59.45 TL.
- İkinci Derecede Sorumlu Görevliler (Sube Müdürü, BİM Müdürü, Ayniyat Saymanı, BİM Koordinatörü) 55.70 TL.
- Üçüncü Derecede Sorumlu Görevliler (Sef, Çözümleyici, Programcı) 53.60 TL.
- Dördüncü Derecede Sorumlu Görevliler (Veri Hazırlama Kontrol İsletmeni, Memur) 50.90 TL.
- Soför ve Hizmetliler 47.15 TL.
- Soförler (Baska kurum personeli olup görevlendirilenler) 41.80 TL.
- Hizmetliler (Baska kurum personeli olup görevlendirilenler) 41.80 TL.
İL ve İlçe Seçim Kurulu..
- Baskanlar ve İl Seçim Kurulları Üyeleri 59.45 TL.
- İlçe Seçim Kurulları Üyeleri 47.15 TL.
- Seçmen Kütük Bürosu Müdürleri 55.70 TL.
- Seçmen Kütük Bürosu Zabıt Katipleri 50.90 TL.
- Seçmen Kütük Bürosu Hizmetlileri 47.15 TL.
- Askı Yeri Görevlileri 41.80 TL.
- Memurlar (Baska kurum personeli olup görevlendirilenler) 41.80 TL.
- Soförler (Baska kurum personeli olup görevlendirilenler) 41.80 TL.
- Hizmetliler (Baska kurum personeli olup görevlendirilenler) 41.80 TL.
Referandumda diğer görevliler gibi polisler ve diğer emniyet mensupları da görevli ancak onlar için bir ücret açıklanmadı. YSK en basit temizlik görevlisine kadar bütçe ayırırken referandumun güvenli olarak yapılmasında en büyük görevin verdildiği "Emniyet mensuplarına" neden bütçe ayırmıyor?
Polis asker bu ülkenin üvey evladı mı?
Referandum sürecinde emniyet mensupları bir olay olsa hayatını ortaya koyacak. Ama herkes küçükte olsa karşılığında fazladan çalışma için ücret alacak, emniyet güçleri almayacak.
İşte referandum sadece bunun için bile oylanabilir.
Çünkü ortada aleni adaletsizlik var.
İşin en ilginç tarafı ise bu konunun Emniyet Genel Müdürü tarafından bile gündeme getirilmemesi. İç İşleri Bakanı da konuyla ilgilenmiyor. Sayın Bakan ve Sayın Emniyet Genel Müdürü Emiyet mensuplarının gecekondularda yaşadığını bilmiyor mu acaba?
Tok acın halinden anlamaz. Sayın Bakan tüm polisleri kendisi gibi bir eli yağda bir eli balda mı sanıyor?
Bu adaletsizliğin acil olarak giderilmesi gerekiyor. Ayrıca emniyet mensuplarının fazla mesai ücreti almadan "illegal" şekilde çalıştırılması da adaletsiz.
Özellikle polis ve askerler mesai mevhumu olmadan çalışıyor. En basit işçi bile bir saat fazla çalışırsa, mesai ücreti alırken asker ve polis neden almıyor?
Ülkemizin güvenliğini sağlamakla görevli asker ve polis bu ülkede beşinci sınıf vatandaş mı?
Sen gerekirse öl ama işçiye bile verilen hak sana verilmesin.
Bu konu Sayın Başbakan tarafından da gündeme alınmalıdır.
Özellikle polislerin dünya standartlarının üzerinde çalıştırılmaları sinir sistemleri bozuyor ve bir çok polis ve asker bu strese dayanamayarak intihar ediyor.
İntihar haberleri o gün ki gazete manşetlerine anlık düşüp sonra unutuluyor.
Halkla iç içe çalışan emniyet güçlerinin normal mesai şartlarına uygun çalıştırılması çok önemlidir. Başındaki amirin insiyatifi ile sen beş saat daha kal denilmemelidir. Bu şartlarda görev yapan bir polis veya asker halkla iletişiminde stresini yenebilir mi?
Yenenler çıkabilir, ya yenemeyenler ne olacak?
Cinnet geçirenler, arkadaşını amirini veya vatandaşı öldürenler. Bu olayların sorumlusu cinnet geçiren mi, geçirtenler mi?
Lütfen artık baltayı ayağımıza vurmaktan vazgeçin.
İşçiye memura tanınan hak polise ve askere de tanınsın...
Bu yazı 11/09/2010 tarihinde eklenmiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
- Polis ve asker beşinci sınıf vatandaş mı?
- Kaymakamların en büyük gücü